Kendimden
Sonunda uzaktan da olsa dersler başladı ve öğrenciliğime geri döndüm. Ne iş yapıyorsun diyenlere profesyonel öğrenciyim diyeceğim bundan sonra :)
Kampüste olmak, hocalarla yüz yüze ders işlemek, ders aralarında çay kahve içip arkadaşlarla sohbet etmek, kütüphanede ders çalışmak, raflarda kitap aramak, fotokopi sırası beklemek falan eğlenceli oluyordu, ama buna da şükür.
Sınavı kazandığımda koskoca dört yıl nasıl geçecek diyordum, şimdi üçüncü sınıftayım. On tane dersim var, içlerinde beni en çok heyecanlandıranlar "Psikolojik Danışma İlke ve Teknikleri", "Psikolojik Danışma Kuramları", "Psikolojik Testler" ve "Kültüre Duyarlı Psikolojik Danışma". Her dönem psikolojik danışmanlığa daha da yaklaştığımı hissediyorum ve bu beni inanılmaz motive ediyor.
Bir de asla içimde kalmasını istemediğim bir sevdam var ki onun içinde bu dönem ilk adımı attım ve sınavsız ikinci üniversite imkanı sayesinde açık öğretimde "Sosyoloji" lisans bölümüne kaydoldum. Bir dört sene de o sürecek. Evet ders yüküm epey artacak, ama olsun. Sosyolojiye merakım uzun yıllardır var ve psikolojiyle sosyolojiyi nedense ayrı düşünemiyorum. Her iki alanda da belirli birikimlere sahip olmanın ufkumu daha da açacağına inanıyorum.
Yetmedi, Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümüne yandal başvurusu yaptım (Aslında çift anadal başvurusu yapmak içimden geçmedi değil ama beynimin mantıktan sorumlu kısmı buna engel oldu :) Başvurum henüz sonuçlanmadı, ama olur gibi geliyor, bakalım.

Eeee Burcu, dersler dışında ne var ne yok? Neler yapıyorsun, neler okuyorsun bu aralar, anlatsana biraz, dediğinizi var sayarak başlıyorum :)
Malumunuz evli ve çocuklu bir insan olduğum için ev işleri, yemek, çocuk bakımı gibi asla bitmeyen sorumluluklarım var. Gün aşırı çalışan çamaşır makinesi, as-kurusun-topla-ütüle-katla-yerleştir, her gün ne yemek pişireceğim derdi, of daha yeni süpürdüm o tozlar nereden çıktı bıkkınlığı, niye kimse çöp kovalarını boşaltmıyor, sabunlukları doldurmuyor, havluları değiştirmiyor vs çıldırmaları derken günler büyük bir hengameyle geçip gidiyor. Neyse ki son birkaç yıldır kendimi biraz biraz sevmeye başladım da çoğu şeye gülüp geçiyor ve arada köy yanarken taranan deli moduma geçip bütün işler bekleyedururken kahvemi ve kitabımı alıp bir köşeye çekilebiliyorum.
En son "Birlikte İyi Hissetmek" diye bir kitap okudum. Kitap size "sorunlu ilişkilerinizi" düzeltmeyi vadediyor. İlişki derken illaki eş ya da sevgili değil, anne, baba, kardeş, çocuk vs olabilir. Kitabın yazarı Dr. David Burns oldukça iddialı ama iki şartı var. Birincisi sorunlu gördüğün ilişkide hatayı kesinlikle karşındakinde aramayacaksın, suçun kendinde olduğunu "kabul edeceksin". İkincisi ise ilişkiyi düzeltmeyi gönülden isteyeceksin. Yani kısaca eskilerin tabiriyle "geçinmeye gönlün olacak yavrum". Ondan sonrası verdiği taktikleri uygulamaya kalıyor.
Kitapta hem örnek olaylar var hem de yazar sizden de bazı uygulamalar yapmanızı istiyor ki bu benim bir kitabı okurken en sevmediğim şey olduğu için hiçbirini yapmadım.
Dr. Burns sorunlu bir ilişki için üç seçenek vardır diyor:
- Mevcut durumu sürdürmek
- İlişkiyi sonlandırmak
- İlişkiyi düzeltmeye çalışmak
Üçüncü seçeneği seçtiğiniz için kitabı okuduğunuzu varsayarak peki doktorcum biz bu ilişkiyi nasıl düzelteceğiz diyorsunuz. Doktor hemen karşı soruyla cevap veriyor:
- Karşınızdakinin değişmesini bekleyerek
- Karşınızdakini değiştirmeye çalışarak
- Kendinizi değiştirmeye odaklanarak
Tabi ki doğru cevap "kendinizi değiştirmeye odaklanarak" olacak ki bu konuda doktora katılıyorum. Zira insanın kendisinden başka birini değiştirmeye çalışması nafile bir çabadır. Hem ne demişler "sen değiş ki dünya değişsin".
Bundan sonra etkili iletişimin beş sırrını veriyor doktor. Bunlar:
Kitap temel bir fikir vermesi açısından güzeldi, ama işte iş şuraya varıyor nihayetinde: "geçinmeye gönlün olacak". Ama biz millet olarak iletişim konusunda sıkıntılıyız. Ne duygu ve düşüncelerimizi aktarmayı becerebiliyoruz ne de karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini anlayabiliyoruz. Hele ki sinirimizi bozma potansiyeli olan konulara karşı Chihuahua cinsi köpekler gibi her an hırlamaya hazır bekliyoruz zaten.
YanıtlaSilsosyoloji benim için de çok keyifli. üniversitede devrim sosyolojisi diye seçmeli bir ders almıştım ve hala aklımda. harikaydı.
gerçekten tebrik ederim ben mutfaktan su almaya üşeniyorum,siz kaç bölüm okuyorsunuz! gerçi ben de fahri okuyucuyum, mutfağa gitmeye üşenmem odamda okumayacağım anlamına gelmez:)
iletişim sıkıntıları çok fazla... ne kadar iletişim engeli varsa çoğunu kullanıyoruz. dikkat etmek gerek.
ben neler yapıyorum... ankara sokaklarını keşfetmeye çalışıyorum, tabii yürüyebildiğim kadar. korkuyorum otobüse binmekten vakalar nedeniyle. Onun dışında yeğen seviyorum. çocuk kitapları okuyorum ona: Renk Canavarı :))
Dersin adı da ne havalıymış yahu: "Devrim Sosyolojisi" :)
Sil20li yaşlardayken ben de çok üşeniyordum,30dan sonra bir panik başlıyor insanda o da üşengeçligi biraz azaltıyor.
Atakukenin alt tarafında Botanik Park var, muazzam bir yer, tavsiye ederim.
Yeğenin kaç yaşında bilmiyorum ama sen okuduğuna göre okul öncesi olmalı. İş Bankası Kültür Yayınları 'nın çocuk kitapları çok tatlı oluyor ;)
koşturmacanız çok ama içinde yeni heyacanları barındıran günlük rutinlerin dışına çıkan koşturmacanızı sevdim ... güzel haberlerinizi almak dileği ile...
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. O yeni heyecanlar değil mi zaten bizi ayakta tutan, günlük rutinlere katlanmayı kolaylaştıran.
Silhepsine nasıl yetişiyorsunuz, okurkan yoruldum :)) iyi hissetmek'i okumuş ve faydasını görmüştüm. düşünce şemalarımı azıcık ucundan da olsa değiştirmişti :)
YanıtlaSilBakalım yetişebilecek miyim, bilmiyorum. Sosyoloji maratonu yeni başlayacak. Oğlumun kreşe gidiyor olması işi kolaylaştırıyor sanırım.
SilDuyduğum kadarıyla okuyan herkes "İyi Hissetmek" kitabindan memnun kalmış, keşke ben de ilk olarak onu okusaymışım.
Ben bu tip kitapları okuyamıyorum ama geçinmeye gönlün olacak sözüne katılıyorum. Eğitim hayatınız ve ev işlerinizde kolaylıklar diliyorum. Sevgiler:)
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim. Bu tarz kitaplar okumayı ben de çok sevmiyorum ama belki meslek hayatıma da bir faydası olur diyerek ara ara okumaya çalışıyorum :)
SilSevgiler.
Köy yanarken taranan deli modu arada hepimize lazım :)))
YanıtlaSilKolaylıklar diliyorum. Bu arada inşallah yan dal başvurun da gönlüne göre olur ♥
Çok teşekkür ederim, o modu bunaldıkça devreye sokmak lazım, çünkü bu hayatta en çok kendimizi ihmal ediyoruz ne yazık ki.
Silbence acilen tanışmamız lazım :))
YanıtlaSilTanışalım ;)
SilInstagram kullanıyorsan @burcuuuuk
Ya da burcuodaci@gmail.com
Bekliyorum :)
Öneriler bence de mantıklı.
YanıtlaSilAma yapılabilirlik kişiye göre değişir tabi.
Okul hayatınızda da başarılar dilerim.
Kesinlikle, kimi insan çok net bir şekilde uygular kimisi işim olmaz der, istemek de çok önemli tabi :)
SilÇok teşekkür ederim.
Nedense ben pek okuyamıyorum bu tarz kitapları. Sanırım bir olay örüntüsü arıyorum :)) Eğitim hayatınızda başarılar :))
YanıtlaSilEskiden ben de okuyamazdım, ama şimdi biraz da mecburiyetten okuyorum.
SilTeşekkür ederim :)
e doktor doğru şeyler demiş tabii :) evet ya sen lifetime learner sın zateeen :)
YanıtlaSilNeyse ki lifetime learner lık popüler son zamanlarda :)
SilOkumanın yaşı yok helal olsun size
YanıtlaSilHaklısınız, teşekkür ederim :)
SilBu yazarın İyi Hissetmek kitabını okumuştum. Böyle kitaplar okumayı seviyorum. Alıştırmalı kısımları yapamasam da sanki ufak ufak kişiliğimde etkisi oluyormuş gibi geliyor. Umarım gerçekten de oluyordur :)
YanıtlaSilSulen, mutlaka bir katkısı oluyordur. İyi Hissetmek kitabı daha güzelmiş sanırım. Fırsat bulabilirsem ben de okuyacağım.
SilBu kitap bende de var :)
YanıtlaSilFiziksel olarak bir arada bulunmayı özledi insan...
Fikrini belirtmediğine göre henüz kitabı okumadın sanırım :)
SilAy şahanesin, ben de bayılırdım sosyoloji derslerine ama ben yandalı "müzik" üzerine yaptım iyi mi :)))) ama sosyoloji meslekte çok işine yarayacak, özellikle gruplarla çalışmayı seçersen, sadece sosyal psikoloji değil baya baya sosyoloji gerekiyor. kültürel antropoloji... ahhh ah. Aslında öğrenciliği ben de çok özlüyorum ama gözüm yemiyor ve artık yeter yani.. Zaten çocuğun öğrenciliği yetiyor bana bu sıra :P
YanıtlaSilTeşekkür ederim Ceren :)
SilBen de aktif olarak çalışıyor olsaydım göze alamazdım ama tam zamanlı öğrenci olduğum için idare ederim gibi geliyor.
o kitabın keşke birini iyi hissetmeye ikna etmek şeklinde olanı olsaydı :)
YanıtlaSilİyi olurmuş cidden ama işin zorluğunu bildikleri için yazmıyorlardır herhalde :)
Silson yazımdasıııın :)
YanıtlaSilSelam deep :)
SilBuralara pek uğrayamadım, o yüzden yazını kaçırmışım :(
merhaba :) eğitim hayatınızda başarılar dilerim.
YanıtlaSilMerhaba, çok teşekkür ederim :)
SilEnerjinize hayran kaldım:) Bu kadar şeyi bir arada götürmek kolay değil.
YanıtlaSilÇok teşekkür ederim, gerçekten hiç kolay değilmiş. Başlangıçta pek anlaşılmıyor ama işin içine girip yoğunlaştıkça daha da zorlaşıyor.
SilDolu dolu hayatı geçirmek öğrenmenin yaşı yok 🥰
YanıtlaSil"Kültüre Duyarlı Psikolojik Danışma" dersinin içeriğini çok merak ettim :) Bununla birlikte "Ama biz millet olarak iletişim konusunda sıkıntılıyız. Ne duygu ve düşüncelerimizi aktarmayı becerebiliyoruz ne de karşımızdakinin duygu ve düşüncelerini anlayabiliyoruz." kısmını ele alınca dönem sonunda şahane bir yazı konusu ortaya çıkabilir :) Neşeli sevgilerle :)
YanıtlaSilEğitimin dibine vuranlarda sıralamaya 2. sıradan dahil olmaya çalışıyorum, 40'a hızla yaklaşırken, 2 lisans bitirmişken yeniden ön lisans okumak için yeterli olduğumu kanıtlamaya çalışıyorum. DAha açık yazamıyorum, inş ayrıntılar netleşirse paylaşırım ben de bir postumda, bir de psikolojimi toparlayabilirsem bloga bile geri dönebilirim kim bilir...Kolaylıklar dilerim, hepsi olur zaman çok uzun gibi dursa da aldanmayın, sağlık olsun her şey halledilir ...
YanıtlaSil. Bir koltuğa pek çok karpuz sığdırmışsın Burcu. Kutlarım seni. Kendini her koşulda geliştirmeye çalışman gerçekten takdire şayan. Okuduğun kitabı güzel yorumlamışsın bu arada, fikirlerine katılıyorum. Güzel defterlerinde güzel anılar biriktirmen dileğiyle🤗🌺🤚
YanıtlaSil