Kayıtlar

Hayatın Anlamı?

Resim
Evdeyiz güya ama uzay boşluğunda gibiyiz.  Salınıyoruz amaçsızca.  Nereye varacağımızı bilmiyoruz.  Havalar ısınıyor, güneş göz kırpıyor.  Sokakta çocuk sesleri yok, evlerde gergin ve asık suratlar. Günler birbirinin aynı, değişen tek şey sayılar ve artan korkular. Sosyal psikoloji dersinde korku ve kaygı arasındaki farkı anlatmıştı hoca. Korku insanları bir arada durmaya iter kaygı ise yalnızlaştırır demişti. Şimdi her şey tepe taklak oldu. Korkuyoruz, her şeyden çok bir arada olmaya ihtiyaç duyuyoruz, ama yapayalnızız. Aile bireyleri bile aralarına mesafe koymak zorunda. Bakışlarımızın bile birbirine değmesinden korkar olduk. Öğreniyoruz da aynı zamanda. Aldığımız nefesin nasıl da pamuk ipliğine bağlı olduğunu mesela. Ne küçük şeyleri kendimize dert ederken her şeyin aslında ne kadar da anlamsız olduğunu, unuttuğumuz değerleri hatırlıyoruz mesela, ama hayatımıza tekrar katma şansımız olacak mı bilmiyoruz. Bir mağazada kasa sırası beklemek...

Nasıl Gidiyor Hayat?

İnsanlık zorlu bir sınavdan geçiyor, ilk olmadığı gibi son da olmayacak. Şansı yaver gidenler hayatta kalacak, gitmeyenler veda edecek. Hayatta kalanlar da fiziksel ve psikolojik olarak nasıl etkilenecek zaman gösterecek. Her açıdan sorgulanması gereken bir süreçteyiz. Biz tuzu kurular, evde kalabilenler, kendi "OHAL" ini ilan edip evine kapanabilenler nispeten şanslı sayılırız, ama eminim ki bu şansa sahip olanlar da endişeli, mutsuz. Hiçbir şeye konsantre olamıyoruz, sürekli haber sayfalarını güncelliyoruz. Bir kaosun içinde savruluyoruz.  Bizler evlerimizde endişe çukurunda debelenirken çalışmak zorunda olanlar? Eşim her akşam işten döndüğünde kucağına atlayıp sarılamadığı için ağlayan oğlum mesela? Sağlık çalışanlarının ve ailelerinin yaşadıklarını tahmin bile edemeyiz zaten. Bu süreci fırsata çevirmemiz söyleniyor. İyi de nasıl? Söylemek kolay. Yine de akıl sağlığımızı korumak zorundayız elbette, eğer hayatta kalırsak lazım olacak çünkü. Ben bütü...

Nietzsche Ağladığında

Resim
1931 yılında ABD' nde dünyaya gelen ve ailesi ekonomik sıkıntılar içerisinde hayatta kalmaya çalışırken kendisini kitap okumaya adayan Irvin D. Yalom tıp eğitiminin ardından psikiyatri alanında uzmanlaşır ve bu alanda birçok ders kitabının yanında neredeyse tüm dünyada milyonlarca insan tarafından okunan romanlar da yazar.  Nietzsche Ağladığında , benim ilk kez lise yıllarında adını çokça duyup okumaya çalıştığım ama anlamak konusunda çok da başarılı olamadığım bir kitaptı. Aradan yıllar geçti, ben büyüdüm, farklı tarzlarda birçok kitaplar okudum, düşüncelerim olgunlaştı, anlama kapasitem arttı ve en önemlisi de psikolojiyle tanıştım. Bu kitabı tekrar elime alana kadar psikoloji, sosyoloji ve felsefe alanında okuduklarım ve okulda öğrendiklerim kitabı bir solukta okumamı ve okurken inanılmaz bir keyif almamı sağladı. Yalom, bu kitapta öyle güzel bir  kurgu yapmış ki, okurken hem öğreniyorsunuz, hem sorguluyorsunuz hem de acaba şimdi ne olacak diye merak ediyorsunuz...

İkinci Kez Üniversite Okumak

Merhaba! Ben Ankara Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Ve Rehberlik Bölümü öğrencisi Burcu. 33 yaşında, evli ve bir çocuk annesiyim.  Üniversite sınavına ilk kez 2003 yılında girdim ama tercih yapmadım ve bir sene daha hazırlandım. Sonuçlar yine istediğim gibi değildi ancak bu defa tercih yapmak zorundaydım, bir kez daha hazırlanmak istemiyordum. O nedenle sırf yerleşmiş olmak için tercih yaptım ve Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Biyokimya Bölümü ne yerleştim. Bölüm hakkında tek bildiğim Türkiye'de başka bir üniversitede olmayışıydı. Ben bunu o zamanki aklımla bir şans olarak gördüm, az sayıda mezun demek kolay iş bulmak demekti bana göre. Ancak yanıldığımı çok sonra anladım. Biyokimya bölümünde okuyorum dediğimde "o ne ki, biyoloji gibi bir şey mi?" tarzında tepkilerle karşılaşıyordum. Kimse böyle bir bölümün varlığından ve ne işe yaradığından haberdar değildi. KPSS ile ataması bile yoktu. Sonradan zorlu uğraşlar sonucunda kimyager kadrolarına atanmaya hak kazandık a...

Üniversite Tercihi Yaparken Nelere Dikkat Etmeliyiz?

Merhaba! Öncelikle üniversite sınavına girmiş olan herkese geçmiş olsun. Umarım hepiniz emeklerinizin karşılığını alırsınız.  Sınav sonuçlarının açıklanmasına yaklaşık 3 hafta var, eminim ki heyecanla ve biraz da endişeyle bekliyorsunuz sonuçlarınızı. Belki aranızda cevaplarını kontrol edip aşağı yukarı tahminlerde bulunanlarınız vardır. Ben üniversite sınavına geçen yıl girdim. Hani şu dönem ortasında sistematiği değiştirilen sınav var ya ona. Sınava çok kısa bir zaman kalana kadar bile hala sorularla ilgili belirsizlikler vardı ve biz tüm bu karmaşa içerisinde sınava hazırlanmaya çalışmıştık. Gerçekten çok zorlu bir süreçti, ama asıl şoku sınav esnasında yaşamıştık, çünkü sorular bizim hazırlık aşamasında çözdüklerimize hiç benzemiyordu. Anlaşılması güç paragraflar, şekilsiz geometri soruları... Sonuçların açıklanmasını da tam bir belirsizlik içerisinde bekledik, çünkü artık sınava giren herkes için tüm alan türlerinde puan hesaplaması yapılacaktı, bu da sayısalcıların e...

Burcu'nun Dünyasına Hoşgeldiniz

Resim
                Merhaba! Uzunca bir süredir benimle birlikte sürünen yazma isteğimi bugün itibariyle eyleme dönüştürme kararı aldım. Aslında daha önce aralıklarla da olsa blog yazmıştım ancak bu, tatmin edici bir yazma süreci olmaktan çok uzaktı.  Şimdi kendim olma yolunda attığım adımlarla ve artan hayat tecrübemle önce kendim için sonra da ihtiyaç duyan herkes için daha dolu ve faydalı içeriklerden oluşacak yeni bir sayfa açıyorum. Bu blogda ilerleyen zamanlarda ne tarz yazılar ağırlık kazanır bilemiyorum, bunu zaman gösterecek ama başlangıç aşaması için şunu söyleyebilirim: burada annelik tecrübeleri mden, öğrencilik halleri mden, üniversite den, okuduğum bölümden, gündelik ev yaşantısı ndan, kitap lardan, kültür sanat aktivitelerinden vb. bahsetmeye çalışacağım. Umarım benim için de okuyan herkes için de faydalı bir blog olur. Görüşmek dileğiyle...